22 Eylül 2011 Perşembe

ANILAR: ODTÜ'de SONBahar

Hafif bir rüzgar esiyordu, ağaçların yaprakları sarı ve kırmızının her tonuna bürünmüştü. Hazırlık binasına doğru yürüyen onlarca insan vardı. Meraklı bakışlarla etrafımdaki diğer insanları süzmekteydim. Değişik duygular barındırıyordum: merak, heyecan, mutluluk, umut...

Yine hafif bir rüzgar esiyor. ODTÜ'de en sevdiğim mevsim hüküm sürüyor. Ağaçların yaprakları rengarenk. Aklıma esti, uzun zaman olmuştu hazırlık binasına yürümeyeli. Hazırlık binasına doğru yürüyen onlarca insan var. Diğer insanları süzüyorum. Kütüphanenin önünden geçerken iki kişi kütüphanenin yerini soruyor. Hazırlık olmalılar.

Kafamda değişik planlar vardı. Ne de olsa zorlu bir sınavdan çıkıp burayı kazanmıştım. Kampüs güzeldi, o zamanki düşünceme göre bölümüm de güzeldi. Ne de olsa önümde koskoca beş senem vardı. Neler yapılmazdı ki bu beş senede? Bunları düşünürken yağmur çiselemeye başladı. O esnada devrimden çıkmış yurda gidiyordum. Yağmurun altında yürümek haz veriyordu bana. Bir yandan ıslanırken bir yandan da güzel hayallere dalmıştım.

Devrimde oturuyorum. Her an yağmur başlayabilir. Kafamı onlarca farklı düşünce kurcalıyor. Koskoca beş sene göz açıp kapayıncaya kadar geçmişti. Zaman cidden su misaliydi. Düşünüp de yapmadığım, yapamadığım onlarca şey vardı. Pişmanlık duyduğum nice olayı tartıyorum kafamda. Okul bitince hayat beni nereye sürükleyecekti? Kendi ayaklarımın üzerinde durabilmeyi öğrenebilmiş miydim? Yağmur çiselemeye başlıyor. Yavaştan yurda gitmem lazım. Hafifçe ıslanmaya başlıyorum. Yağmurun altında yürümek hala haz veriyor bana.

Yeni tanıştığım arkadaşlarımla derse gidiyordum. O sırada yaprakları sararmış, kızarmış çınar
ağacının altından kızıl saçlı bir kız geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, ODTÜ'deki sonbahar ile uyumlu saçları, elbiseleri vardı. En sevdiğim mevsim olan sonbahar burada çok güzel geçecek diye düşünüyordum beş sene boyunca.

Bugün yine güzel bir sonbahar günü hakim ODTÜ'de. Arkadaşlarımla çarşıya doğru yürüyoruz. Bir zamanlar hoşlandığım kızıl saçlı kız, yaprakları kızarmış bir ağacın altından geçiyor. Beni görmüyor. Ona bakıyorum. Onlarca an canlanıyor kafamda. Kızıl saçlı kız uzaklaşmaya başlıyor. Altından geçmekte olduğumuz ağacın dalından kopan kızıl bir yaprak süzüle süzüle önüme düşüyor. Seviyorum sonbaharın rengini.

2 yorum:

  1. ben de beytepe'de sevdim sonbaharı, sonra diyorlar ankara'nın nesi var da gittin gelmiyorsun?

    YanıtlaSil
  2. ee işte Ankara'nın benim için ODTÜ'sü var ve ODTÜ'de Sonbaharı var mis gibi.

    YanıtlaSil