20 Ekim 2011 Perşembe

Anılar: Ayna Ayna Söyle Bana...

Zaman oldukça kitap okumak ne de güzeldir. Kitap okumak insanın düşüncelerine, hayal gücüne etki eder. Olaylara bakış açınız değişir. Ufkunuz genişler. Neyse, kitap okumanın faydaları değil yazının konusu.

Dün yeni bir kitaba başladım. Kitabın başlarında okuyucuyu etkilemek için yazılmış bir çift cümleye rastladım. Kitapta deniyor ki : "Geçmiş, iki aynanın arasında durmadan yansıyıp duruyor. Parlak ayna başardığımız işleri ve dile getirdiğimiz sözleri yansıtırken, karanlık olan yapmadığımız şeyleri temsil ediyor." Bu iki cümleyi düşündüm biraz. Bu aynalar ile ilgili yazılan cümleler hoşuma gitti.

Ben bu aynalara iki ayna daha ekledim. Geçmiş, dört duvarında dört ayna asılı olan bir oda gibidir. Bu aynalardan iki tanesinin tarifini kitaptan aldık zaten. O iki ayna karşılıklı duvarlarda asılılar. Kalan iki duvarda asılı olan iki ayna daha var. Bunlardan bir tanesi yine parlak bir ayna, ancak bazı yerleri buğulanmış bu aynanın. Dördüncü ve son ayna ise karanlık bir ayna olmasına rağmen bazı yerleri bazı görüntüler yansıtabiliyor.

Üçüncü ayna, yani buğulu olan ayna tam olarak hatırlayamadığımız anıları temsil ediyor. Tam olarak anımsamak istiyoruz o aynanın gösterdiklerini. Ancak nafile, elimizle o buğulu yerleri silemiyoruz. Parça parça yansıyor bize o görüntüler.

Dördüncü ayna ise yaptığımız fakat hatırlamak istemediğimiz şeyleri temsil ediyor. Ona bakınca onun göstereceklerini görmemek için karalamışız o aynayı. Kapatmışız bir güzel, fakat bir şekilde o ayna bir yolunu bulup o görüntüleri yansıtıveriyor.

Ben hergün o odaya giriyorum ve önce parlak aynaya bakıyorum. Mutlu oluyorum aniden, yapabildiklerimi görüyorum onda. Ancak, arkadaki karanlık ayna delip geçiyor mutluluğumu yansıttığı karanlık yüzüyle. Yapamadıklarımla kaplanıyor parlak ayna. Hemen diğer aynaya dönüyorum. Hayal gibi de olsa, kare kare görüntüler yakalıyorum geçmişten. Biraz olsun içim ferahlıyor, seviniyorum. Fakar, arkada tek bir görüntü beliriyor. Kapatmaya çalıştığım aynadan beliren o görüntü büyüdükçe büyüyor. tüm mutluluğum gidiveriyor.

Bir güne çok mutlu başlayıp, neye uğradığını bilmeden afallamış bir şekilde o günü bitirimek o gün o odaya girmektir aslında. Ee ben de her gün o odaya giriyorum işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder