30 Ekim 2011 Pazar

Kasımda Aşk Başkadır

Ne aydı ne de güneşti gözlerimi kamaştıran, yeryüzünde yanıbaşımda parıldayan bir yıldıza rastladım. Önce varlığını hissettim uzaklarda. İçimde bir yangın gibi bir sevgi büyümeye başladı. Varlığını hissede hissede aramaya başladım onu. Yolda bütün canlılara sordum nedir bu hislerimin kaynağı? Gördünüz mü aydan berrak, güneşten ışıl ışıl varlığı? İşittiniz mi yeryüzünün bütün bülbüllerinden daha güzel sesi olan yıldızı? Kokusunu içinize çektiniz mi en güzel çiçekten daha güzel kokanı? Kimselerden cevap alamadan gece gündüz demeden aradım onu. An geldi çok yaklaştım sandım, an geldi varlığı uzaklaştı ama içimi kaplayan ateş an be an büyümeye devam etti. Sadece varlığını hissettiğim, belki de aklımın bana oyun oynadığı var olmayana nasıl bağlanırdım bu kadar? Nasıl sevebilirdim bütün benliğimle onu? Yürürken, otururken, uyurken, uyanırken nasıl olur da onun hayalini kurabilirdim? Ve onun hakkında hiçbir şey bilmeden onca hayali nasıl kurabilirdim? Bir gün güzel bir uykuya daldım. Hayalimde yine o vardı. Gözlerimi açtığımda halen rüyada sandım kendimi. Bambaşka bir diyarda açmıştım gözlerimi. Uyuduğum yer değişmişti. Gözlerime altın yapraklı ağaçların büyüleyici güzelliği ilişti ilk önce. Sonra hiç hissetmediğim kadar varlığını hissettim onun. Gözlerim etrafı tüm detaylarıyla incelemeye başladı. Görünürde bulunduğum diyarın güzelliğinden başka bir şey yoktu. Rüzgar hafifçe esiyordu, etraf huzurluydu. Hissettiğim sıcaklık sürekli artıyordu. Tümüyle yabancı olduğum diyarda nereye gideceğimi bilmeden yürüdüm o artan hisse doğru. O güne dek tesadüf etmediğim bir ezgi işitti kulaklarım. Durdum birden, büyüsüne kapıldım denizden gelen ezginin. Sonra kalbim hiç atmadığı kadar hızla atmaya başladı. Bulunduğum yerdeki ışık miktarı artmaya başladı birden. 

Sadece denize bakıyordum. Işık arttıkça kafamı çevirip ışığın kaynağına bakamadım. İçten içe merak kemirse de benliğimi, cesaret edip o eşsiz ezginin, huzur veren denizin, kısaca gerçekte var olmayan diyarın büyüsüne kapılmışken, dönüp onunla karşılaşınca neler olacağını kestiremedim. Zaman durdu o an. Hani hep zamanın durmasını ister ya insan, o an hızla aksın istedim. O büyüden bir an önce kurtulmak istedim. Kalbimin ne denli hızla çarptığını hatırlayamıyorum. Gözlerimi kırpmadan uçsuz bucaksız masmavi denize bakıyordum. Bir şey oldu aniden. O eşsiz ezgi kesildi, denizden esen hafif rüzgar durdu birden. Aynı olan tek şey o ışığın kaynağının bütün büyüleyiciliğiyle arkamda durmasıydı. Bir ses işittim. O ana dek duyduğum bütün seslerden daha zarif daha güzel bir ses. İşittiğim hiçbir ses bu sesin bende bıraktığı etkiyi bırakamamıştı. O sesi duyar duymaz sanki büyüden kurtulmuşum gibi gözlerimi masmavi denizden kaçırabildim. Aniden geri döndüm. Başta kapattım gözlerimi. Gözlerim kamaşmıştı çünkü. O sesin kaynağı, günlerdir varlığını hissettiğim varlık işte karşımdaydı. Yavaşça açtım gözlerimi. Işığına alışmaya başladı gözbebeklerim. Kızıl saçlı kızı ilk kez o zaman gördüm. Bu sefer tekrar zaman dursun da sonsuza dek o güzel yüzü, gülümsemeyi, gözleri, saçları seyredeyim istedim. Onları düşünürken konuşmaya başladı benimle. Ne söylediği önemli değildi o an. Sadece sesini duyabilmek, ona bakabilmek yeterdi bana. Büyülenmek, ilk görüşte bağlanmak böyle bir şeydir. İlk kez ben konuşmaya başladım gözlerimi ondan ayırmadan:

Rüya da değil gerçek de değil bu an,
Şayet gerçekse eğer, benim bildiğim gerçeklik anlatamaz gözlerimin beynime gösterdiklerini
Şayet rüyaysa eğer benim bilinçaltıma yerleşemez karşımda duran varlık.
Ne rüya ne gerçek, nedir o zaman yaşadığım bu an?
Deli derler bana yeryüzünde, deli aklım bana oyun mu oynar durmadan?
Büyüye kapıldım, içim içime sığmıyor,
Kalbimde en ufak bir acı, üzüntü, keder yok bütün benliğim gülümsüyor,
Karşımda kelimelerin anlatamayacağı bir canlı duruyor...
Ve böyle başladı benim Kızıl Saçlı Kıza olan sevdam. Bekliyorum halen seni. Bak Kasım geldi. Kasımda aşk başkadır derler Kızıl Saçlı Kız. Artık çıkacağını biliyorum “elma dersem çık!” diye çağırdığımda seni. 
Avucumu açmış seni bekliyorum işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder