26 Kasım 2011 Cumartesi

Anılar: Bir varmış, Hep varmış

Bugün bir masal anlatacağım sizlere. Bu masal alıştığımız masallar gibi olmayacak. Başlangıcımız da farklı olacak. Bizim masalımız şöyle başlıyor:

Bir varmış, hep varmış. Evvel zamandan ebediyete kadar sürecekmiş bu masal. Bizim masalımızın baş kahramanı bir kelebekmiş. Bu kelebek rengarenk, görenlerin gözlerini kamaştıran, güzel mi güzel, zarif mi zarif bir kelebekmiş. Gün geçtikçe daha da güzelleşiyormuş. Günün birinde, bu kelebek kanat çırpmış. Kanat çırpmasıyla etrafına bir ezgi yayılmaya başlamış. Başta seçilemeyen, etrafa yayıldıkça kuvvetlenen, duyanları mest eden bir ezgi imiş bu. Kelebek kanatlarını çırptıkça notalar birer birer etrafa yayılıyormuş. Ezgi, ağaçtan ağaca, kuştan kuşa aktarılmış. Ezginin notaları ormanın sınırlarına dayanmış. Bir tarafta eşsiz okyanus, bir tarafta uçsuz bucaksız çöl.

Okyanus tarafında, muazzam dalgalar eşlik edip taşımış ezgiyi. Çölde ise o güne dek görülmemiş rüzgarlar eşlik etmiş ezgiye. Öyle bir zaman gelmiş ki, bu ezgiyi işiten her canlı ezginin kaynağını merak edip yollara düşmüş. Kimisi çöle yenik düşmüş, kimisi okyanusun dev dalgaları arasında kaybolmuş.

Uzak diyarın birinde bir çocuk yaşarmış. Günün birinde o güne dek duymadığı bir ezgi işitmiş. Kendisine o güzel notaları getiren rüzgara fısıldamış:

Ey bu muazzam ezginin sahibi
Seni göremezsem de kalbim çarpmakta şu an deli gibi
Ulaşmak istiyorum sana
Lakin düşemem yollara herkes gibi.

Irak diyardasın, sana ulaşmak imkansız belki
Benim gönlüm ezgini bana ulaştıran rüzgara der ki
Ey rüzgar ilet söylediklerimi ırak diyarın bağrına
O ezgi kalacak yüreğimde baki

Rüzgar gerisin geri esmeye başlamış. Taşımış çocuğun sözlerini kelebeğe. Kelebek o güne dek hissetmediği bir şey hissetmiş rüzgarın taşıdıklarını işitince. Kelebek karar vermiş. Kanatlanıp uçacakmış bu sözlerin sahibine. Etrafındaki herkes yapma demiş. "Senin ezgin belki ulaştı oraya, fakat kendin ulaşamazsın o ırak diyara." diye uyarmışlar onu. Kararından vazgeçirememiş kimse onu. Başlamış kanat çırpmaya.

Bizim masalımızda kelebeğimiz çok güçlü. Yol uzun olmasına rağmen, yolu üstünde çöller, okyanuslar olmasına rağmen kanat çırpmaya devam etmiş yılmadan. Tümüyle yabancı bir diyara varmış kelebek sonunda. Rüzgara sormuş nerededir bu sözlerin sahibi diye. Rüzgar göstermiş yerini. Kelebek kanat çırpmaya devam etmiş. Tanıdık bir ezgi işitmiş birden. Zamanında kendisinin yaydığı ezgiyi.

Çocuğu görmüş, bir başına otururken, o ezgiyi mırıldanıyormuş. Yaklaşmış kelebek yavaşça, çocuğun avucuna konmuş. Çocuk yüzünde kocaman bir tebessüm ile bakmış rengarenk olan kelebeğe. "Demek sendin o ezginin sahibi?" demiş kelebeğe. Kelebek çocuğun avucunda kanat çırpmaya başlamış. Yeni bir ezgi yaymaya başlamış etrafına. Çocuk eşlik etmiş ezgiye.

"Bir varmış, hep varmış." diye.

4 yorum:

  1. bazı kelebeklerin kıtalar arası göç ettiklerini düşünürsek, senin kelebek onlardan biri sanırım. :D

    neden bütün yazılarını okumuş gibi hissediyorum? :)

    YanıtlaSil
  2. Sebebi şu ceköbi: Anılar diye başlayan yazılarım önceden blogda olan yazılardı, bir ara kapattım ya blogu oradaki yazılar, okumuşsundur yani :D

    YanıtlaSil
  3. yani oturup bütün yazılarını okumuşsam, aklımı kaybetmiş olmalıyım. :D

    YanıtlaSil
  4. senin aklın başında değil ki zaten, demek ki bugüne kadar Anılar diye eklediklerim tesadüf o ya senin okudukların olmuş, daha okuyup okumadığını bile bilmiyor deli. :D

    YanıtlaSil