16 Kasım 2011 Çarşamba

Anılar: Saklambaç Oynayan Elime Mum Diksin

İlk kar tanesi yere ulaştığında o, annesi kızmasına rağmen her zamanki gibi perdeleri sonuna kadar açmış, gökyüzünü seyrediyordu. Yağan karın beyaz bir örtü oluşturması için, içinden dua ediyordu. Dikkatle seyretti karın yeryüzünü beyaza boyamasını. Sonra perdeleri çekti. Odanın orta kısmına yakın kurulmuş olan sobanın yanına dışarı çıkmadan eldivenlerini, bere ve atkısını ısıtmak için sokuldu. Annesi başına bir şey gelir diye izin vermezdi başta dışarı çıkmasına. Sonra anne yüreği, çocuğun tatlı ve masum bakışlarına dayanamazdı her seferinde olduğu gibi. Anne, her zaman yaptığı gibi sıkı sıkı tembihledi kendisine dikkat etmesi için, sıkıca sardı her tarafını üşümemesi için.

Kapı açıldı, çocuk koşa koşa arkadaşlarının yanına vardı. İlk ve en görkemli kardan adamı yapmak için diğer arkadaş gruplarıyla yarışa girdiler. Evden havuç getiren çocuk saygı görüyordu grup içerisinde. Güle oynaya, arada ufak kar topu savaşları yaparak bitirdiler kardan adamlarını. Sonra en sevdikleri oyuna başladılar. Çocuk başladı bağırmaya: "Saklambaç oynayan elime mum diksin." diye. Küçücük, üşüyen bir avucun içerisi işaret parmaklarıyla doluydu. Aniden avucunu kapattı çocuk. Kalan tek parmağın sahibi ebe oldu. Ebe başladı yüzden geri saymaya. Saymayı bitirince: "Sağım, solum, önüm, arkam kimi görsem sobe!" diye bağırdı. Çocuk, ebe yakınından geçip de onu göremeyince gülümsedi kocaman.

Hava kararınca, her seferinde annesi onu bulur, canını acıtmadan hafifçe kulağını çekerdi. "Bir daha izin yok sana!" derdi çocuğa. Çocuk, hafifçe gülümserdi annesine. Annesi elinden tutar, beraber eve girerlerdi. Çocuğun yanakları, kıpkırmızı olur, ellerini hissedemezdi. Sobanın yanıbaşına giderdi ısınmak için. Akşam yemeği için tüm aile sobanın yanında toplanırdı. Çocuk sıcacık yemeği afiyetle yerdi. Yanaklarına bulaşırdı içtiği çorba. Gülümserdi kocaman.

Perdeleri çektim sonuna kadar, acaba bu sene ilk kar tanesi ne zaman yeryüzüyle buluşacak diye düşünüyorum. Gökyüzünü seyrederken, dalıp gidiyorum bir hayale. Kar yağmış yine, bembeyaz her taraf. Ben avucumu açmışım ve bağırıyorum: "Saklambaç oynayan elime mum diksin." diye. Avucumu kapattığımda bir tek kişinin parmağı avucumda kalıyor.

Ebe sensin çocuk. Şimdi başla saymaya sonsuzdan geri ama gözlerini kapatmadan. Çünkü sobelemişsin bile beni. Şimdi,yüzümde kocaman bir gülümsemeyle gökyüzünü seyrediyorum, o sobanın yanıbaşındaymışım gibi...

2 yorum:

  1. ama ben bu yazını çok sevdim. :)
    bundan öncekini de sevmiştim de unutmuşum demeyi..

    YanıtlaSil
  2. amanın yorumu denetlemeye alınca görememişim :) tişikkirlir ceköbi :D sevindim sevdiğine :)

    YanıtlaSil