21 Aralık 2011 Çarşamba

Anılar: Bir güzel ezgi dinlemek

Bizim köy, bahar aylarında yeşile bürünür. Hele bir de her renkten çiçekler açtı mı, eşsiz bir güzellik sunar gözlerinize. Köyün hemen yanındaki tepede bir bağ bulunur. Orada asmaların arasında yıllara meydan okuyan, çoğu dalı kurumuş, kenarında köşesinde çiçekler açmış bir badem ağacı bulunur. Oraya doğru gidiyoruz. Ağacın altında yaşlı bir nine oturmuş güzel bir şarkı mırıldanıyor. O kadar tatlı bir ezgi süzülüyor ki ninenin dudaklarının arasından, hemen geçmişe doğru gidiyorum.

Bir bahar günüydü. Dicle nehri, bahar yağmurlarının getirdiği taze sularla tüm haşmetiyle bir yılan gibi kıvrılıyor Hasankeyf'in sarp kayalarının kenarından. Binmiş olduğumuz dolmuşta güzel bir şarkı çalıyor. Şarkı eşliğinde nehri seyrediyorum. 15 dakika sonra köye giden yol ayrımında iniyoruz dolmuştan. Buğday tarlaları gelinciklerle kaplı. İner inmez, koşuyoruz çakıl taşlarla kaplı patikamsı köy yolunda. Köye hemen varabilmek için yarışıyoruz. Bir ara duruyoruz, badem ağacından çağla topluyoruz. Cebimizdeki çağlalarla tekrar koşmaya başlıyoruz. Hava kararmadan köye varıyoruz. Hemen dama çıkıyoruz. Hafif ılık esen rüzgar eşliğinde yemeğimizi yiyoruz. Büyükler içeride aile meselelerini konuşurken, biz damda oturmuş karanlıkta korku hikayeleri anlatıyoruz birbirimize.

Sonraki gün, köyün yanındaki bağa gidiyoruz. Asmaların arasında, kocaman, bir kısmı kurumuş ama halen yeterince çağla tutan bir badem ağacı var. Tam gözümüzü çağlalara dikmişken, bir nine geliyor ve oturuyor badem ağacının altına. Başlıyor güzel bir ezgi dudakları arasından dökülmeye. Oturup yaşlı nineyi dinliyoruz. Ancak, anlam veremediğimiz nokta nine şarkı söylerken gözlerinden yaşlar süzülüyor. Bize bkıyor gülümsüyor, ağaçtan koparttığı çağlalardan veriyor bize.

Ve yıllar sonra, orada oturmuş artık çağla tutmayan badem ağacının altında, sevdiğinin mezarı başında ona sevdiği şarkıyı söylerken yaşlı nine, gözünden yanaklarına bir yaş süzülüveriyor.Bu sefer anlıyoruz. Neden mi, artık büyüdük ve anlıyoruz üzüntünün, sevdanın, kaybetmenin, geçen yılların ne anlama geldiğini.

Nine kafasını kaldırıp bize bakıyor ve bize gülümsüyor. Gözlerimizden, yanaklarımıza doğru bir yaş süzülüveriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder