5 Şubat 2012 Pazar

Yitik bir aşkın gölgesinde...

Yitik bir aşkın gölgesinde başlayan yitik bir aşkın, iki umuda hasret kalbin hikayesi... Onca kötü anının gölgesinde yaşayan, hayallerinde yarattığı dünya tatlısı, güzeller güzeli, gülümsemesiyle bütün dertlerinden uzaklaşmasını sağlayan kızıl saçlı kızı arayan bir delinin hikayesi. Dört bir yanı güzel anılarla yüklü bir geçmişe hasret, kurduğu hayallerin güzelliğini düşünüp buruk bir gülümseme ile umut eden, yitik bir aşkın gölgesinde olduğunun farkında olmayan dünyalar güzeli bir kızın hikayesi. Biri hayallerini süsleyen kızıl saçlı kızın yerini alacak o narin insanı arayan deli, biri hatırladıkça canını acıtan hayallerini baştan kurabileceği prensini arayan dünyalar güzeli.

İki rüyayla başlayan ve sonu belli olan kısacık bir sevda hikayesi...

Delinin rüyası: Serin bir rüzgara eşlik eden, badem ağacının yapraklarının sesine karışan kırlangıçların sesi...  Bütün rahatsız edici seslerden ırak, doğanın seslerine kulak verip gökyüzünü seyreden bir çocuğun gülümsemesi... Her şey çok tanıdık. Umutla hayal kurup içten gülümseyen ben. Unuttuğum, uzak kaldığım hayallerim oracıkta. Uzatsam ellerimi, toplasam bütün hayallerimi, umutlarımı, içten gülümsememi. Seyrediyorum, her şeye rağmen gülümseyen gözlerle gökyüzünü seyreden beni. Hayal ya bu, badem ağacının gölgesine kayıyor bakışlarım. Beyaz elbisesiyle her zamanki gibi dünyalar güzeli gülümsemesiyle yaklaşıyor küçük çocuğa doğru kızıl saçlı kız. Ayağa kalkıyor çocuk, kız onun minik elinden tutuyor, uzaklaşıyorlar beraber. Bense badem ağacının gölgesine bakıyorum, yitik bir aşkın gölgesine...

Kızıl Saçlı kızın rüyası: Serin bir rüzgara eşlik eden dalgaların sesi. Bütün rahatsız edici seslerden ırak, denizin sesine kulak veren genç bir kızın gülümsemesi. Yalınayak, bembeyaz elbisesiyle, kumsalda yürüyen bir kız. Her şey çok tanıdık. Umutla hayal kurup, hayallerini dalgalara emanet edip içten gülümseyen ben. Uzatsam ellerimi, toplasam hayallerimi, umutlarımı, içten gülümsememi. Seyrediyorum, her şeye rağmen gülümseyen gözlerle denizin seyreden beni. Hayal ya bu, kumsalın öbür ucuna kayıyor bakışlarım. Bir kayık yaklaşıyor, içinde tanıdık bir yüz. Heyecan kaplıyor bedenimi, koşarak o kayığa atlayıp açılmak istiyorum denize. Kafamı çevirdiğimde, aniden beliren bir badem ağacının gölgesinde uzanıp hasretle bana bakan çocuğu görüyorum. Kararsızım, ama ayaklarım beni denize sürüklüyor. Geride hüzünle beni seyreden küçük çocuk, denizde ufalarak kaybolan bir kayık ve adımlarım beni sürüklüyor, yitik bir aşkın gölgesine...

Deli de, kızıl saçlı kız da açarlar gözlerini. Rüyanın etkisinde düşünürler hikayelerini. İkisi de bilir hikayenin yitik bir aşkın gölgesinde nasıl sonlanacağını.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder