30 Mart 2012 Cuma

Bilinmeyene Mektuplar - 4

Sevgili bilinmeyen,

Sana yazmayalı uzun zaman olmuştu. Unuttum seni sanma. Hatta bu uzun zaman sürecinde seni her an düşündüğümü bil. Seni bu kadar çok tanıyıp sana neden halen bilinmeyen dediğime takılıyorsundur. Aslında seni tanıdıkça seni ne kadar tanımadığımın farkına vardım ve sana bilinmeyen demiş olmamda ne derece isabetli bir seçim yaptığımı gördüm. 

Bugün okuduğum kitapta ilgimi çeken birkaç cümle sana bu mektubu yazmama sebep oldu. Kitaptan aynen aktarıyorum o kısımları sana: "Artık güneş, ay ve yıldızlar istediği gibi dolaşsın. Ben ne zaman gündüz, ne zaman gecedir bilmiyorum. Gözüm artık hiçbir şey görmüyor." Seni tanıdığım günden bu güne seni kendime yakın hissetmemi sırasıyla yıldızlarla, güneşle ve ayla açıklmaya çalıştım. Yıldızlar gibiydin başlarda benim için, biliyordum ki gece olup karanlık çöktüğünde orada ulaşamayacağım uzaklıkta ışıl ışıl parıldardın hep. Göz kamaştırıcı bir güzelliktin sen. Hayretle seyrederdim sayısız yıldızın arasında nasıl olur da en parlak yıldızın sen olduğunu. Seni asla ulaşamayacağım ama sürekli varlığınla yüreğimi ısıtacağın yıldızların prensesi olarak anlatırdım içimdeki Mesutlara. Bakın derdim, hatırlayın Dicle'nin kenarında geceleri uzanıp o eşsiz gökyüzünü seyrederken hayran hayran gözlerimiz kamaşırken kurduğumuz hayalleri. Yıldızların yıldızı diye isim taktığımız gökyüzünün incisine dair neler düşleyip gülümsediğimizi. İşte ben öyle bir yıldıza rastladım yeryüzünde. Ve mutlu olurduk hepimiz, huzurla uyuyup imkansız düşler kurardık hep beraber. 

Sonraları senin ne denli güçlü bir karakterinin olduğunu keşfettiğimde güneşe benzettim seni. En kötü zamanlarda bir şekilde içimi ısıtmayı beceriyordun. En karanlık, fırtına taşıyan bulutlar toplansa umrumda olmazdı. Bilirdim ki sen oradaydın, elbet o bulutları dağıtıp içimi ısıtacaktın yine. Sen kederli, üzgün olduğunda aya benzetirdim seni. Elbet günün birinde dolunay olup musmutlu aydınlatacaktın yine etrafını. 

Anlayacağın, daha çok yıldızların yıldızı, gökyüzünün incisi oldun benim için. Ve çok sonraları o kitaptaki cümlelerin beni anlattığını keşfettim. Ay, güneş ve yıldızlar istediği gibi dolaşıyorlar. Benim gecem, gündüzüm karıştı birbirine. Nereye baksam bir bilinmeyen olarak karşımdasın. Ve biliyorum ki, o gökyüzündeki en parlak yıldızım ona ulaşamayacağım kadar uzak benden. Olsun benim gözüm artık hiçbir şey görmüyor. Tek görebildiğim, çözemeyeceğim bir bilinmeyenle mutlu olduğum. 

Sen hep bilinmeyen olarak kal benim için...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder