26 Mart 2012 Pazartesi

Kırmızı Koltuklar

Fala inanmayan ama falsız da kalmayan bir insanımdır. Hatta, şu son iki ayı aşkın süredir hemen hemen her hafta falıma baktırırım. Bir önceki falımda kitap okurken beni izleyen bir sarışın çıktı falımda. Amanının dedim, heyecan yaptım bir an önce kütüphaneye gidip kırmızı koltuklarda kitap okuyup, o sarışınla tanışmalıyım dedim kendime. İnsan fala inanmıyor olabilir ama heyecanlanıyor yahu fal baktırınca. Bugün baktırdığım falda da uzun bir yoldan bana dğru gelen bir esmer çıktı falımda. Gelecek sefere kumral da çıkarsa artık tam olacak. Neyse, dün koptur koptur sabahın köründe kendimi ODTÜ'ye attım. Bahar da gelmiş ki ODTÜ ayrı bir güzel olmuş. Gittim bütün kırmızı koltuklar boş, manzarası en güzel olan kırmızı koltuklardan birine kuruldum.

Bilen bilir, ODTÜ kütüphanesinin kırmızı koltukları doğal uyku ilacı etkisi taşır. İstediğim kadar dinç olayım, kahve içmiş olayım, arkadaş o koltuklarda 15 dakika oturunca uykum geliyor. Uyku problemi çekenleriniz varsa kesin denemelisiniz. William Golding'in Sineklerin Tanrısı'nı okumaya başladım. Okudukça okudum, arada da etrafta sarışını aradım. Sağa baktım esmer, sola baktım kumral, telefonda kendime baktım esmer bomba!, sarışın yer yarıldı da yerin içine girdi sanki. Sabırsızlanmaya başladım. 100 sayfa falan okudum sarışından eser yoktu. Malum, iyice uykum geldi. Aman ya dedim uyurum ben burada, gözümü açınca da karşımdaki kırmızı koltukta bulurum sarışını. Hemencecik uykuya daldım. 

Kırmızı koltuklarda uyurken bir de saçma sapan rüyalar görürsünüz ki hiç sormayın. Rüyamda bir ağacın gölgesinde oturmuş kitap okuyordum. Bilinç altım sarışına nasıl odaklandıysa artık, biraz ileride başka bir ağacın altında kitap okuyan bir kız gördüm. Sen gel o kadar sarışın kıza odaklan, rüyanda gördüğün kız esmer olsun. Kitabı okuyor gibi yapıp onu kesmeye başladım. O da kitabın üzerinden gülen gözlerle bana bakıyordu. Rüyamda aşık oldum desem yeridir. Ben şıp mı sevdiyim yoksa? Unutmadan esmer CANdır. Tam kalkıp esmer kızın yanına doğru gidecekken bir arı vızır vızır etrafımda dolanmaya başladı. Tam kıza selam verecekken arıyı tenimde hissettim. Neden rüyaların en güzel yerinde uyanmak zorunda kalırız ki? Uyandığım gibi karşımdaki kırmızı koltuğa baktım sarışın kızı görmek ümidiyle. Bir de ne göreyim, sapsarı bir arı bana doğru vızır vızır uçuyor. Kahve falında çıkan sarışın arıymış meğersem. 

Bu şans bende varken o sarışın ancak arı olurdu zaten. Neyse bugün falımda çıkan esmer kız, sen de elini çabuk tut da gel artık. Gelecek sefere kırmızı koltuklarda gerçek sarışınla karşılaşırım bak! O değil de, sarışın çıka çıka arı çıkıyorsa, esmer? Lan!

2 yorum:

  1. arı mı? pii! ben bile hayalkırıklığı yaşadım şurda! :D

    YanıtlaSil
  2. evet ya arı :( hayal kırıklığına uğradım beisa :D

    YanıtlaSil