24 Mayıs 2012 Perşembe

Anılar: Eski Fotoğraf

Bilgisayarımın unutulmuş bir köşesinde eski bir klasörde durur fotoğraflarım. Çoğu zaman aklımın ucundan bile geçmez o klasörü ziyaret etmek. Bazen canım sıkkındır, hastayımdır, içimde sevdiklerimin özlemi vardır; o zaman farkında bile olmadan kendimi o klasörü karıştırırken bulurum. Bazen de internet kesilir, yapacak iş bulamayınca ziyaret ederim o klasörü.

O klasör onlarca değişik klasörü barındırmakta. Her bir klasör farklı bir zamana ait fotoğraflara ev sahipliği yapıyor. Her klasör beni farklı düşüncelere sürüklüyor. Baktığım her fotoğrafta ruh halim değişiyor. Her fotoğrafta zamanda yolculuk yaparcasına o anlara gidiyorum. Kimi fotoğraf beni uzakta olan sevdiklerimin yanına götürüyor, onlarla birlikte oturuyorum yüzümde bir tebessüm beliriyor. Onları ne kadar özlediğimin farkına varıyorum.

Bir fotoğrafa bakakalıyorum. Düşünüyorum, keşke o andaki gibi mutlu olabilsem tekrardan diye. Keşke o andaki gibi hayat dolu olabilsem diye. Keşkeler alıp başını gidiyor. Derler ki, zaman her derde deva imiş. Şu anda baktığım karede ne kadar mutluysam, belki zaman daha mutlu olabileceğim anlarda bulunmamı sağlayabilir. Kim bilir, o anlar belki de düşündüğümden de yakındır.

Fotoğraflara bakarken başka bir fotoğrafa odaklanıyorum. Bu fotoğraf baktığım diğer çoğu fotoğrafa benzemiyor. Yüzümde hafif bir tebessüm belirmiyor. Hani bazı fotoğraflar vardır, sizleri derinden yaralar. Unutmak istediğiniz anıları tüm çıplaklığıyla önünüze koyar. O fotoğrafı hemen geçmek istersiniz, fakat yapamazsınız. İster istemez bakmaya devam eder, unutmak istediklerinizi düşünmeye başlarsınız. Keşkeler bu fotoğrafta da başlar. Ufak bir anı değiştirebilseydim keşke dersiniz. Demiştik ya zaman her derda devadır derler diye. Zaman sadece her derde deva değildir, aynı zaman da acımasızdır da. Sadece gelir ve geçer. Geriye dönüş yoktur zaman denen yolda. Yaptıklarınız arkanızda kalır. Gittikçe küçülür, bir nokta haline gelir. Tam kayboldu dediğiniz anda, zaman denen yolda bir bakmışsınız önünüzde gittikçe büyümeye başlayan bir nokta oluverir.

Böyle işte, internet kesilince gidip ziyaret ettim bizim unutulmaya yüz tutmuş klasörü. Değişik ruh hallerine büründüm. Düşündükçe düşündüm. Anladım ki, o klasörü daha sık ziyaret etmem gerekiyormuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder