1 Haziran 2012 Cuma

Hayata ve bize dair

Yaşamın adilliği, bazı kavramları yeni yeni kavramaya başlayan küçücük bir çocuğun da, çaresiz bir şekilde sonu bekleyen yaşlı bir insanın da sorguladığı çıkmaz bir sokak...

O çıkmaz sokaktayım yine. O sokak hayattan kesitlerden oluşan fotoğraflarla kaplı bir sergi misali. Ne tarafa baksam farklı bir kareye rastlıyorum. Her fotoğrafı uzunca inceleyip sokağın sonuna doğru haykırıyorum: "Adil değilsin!" diye.

Evet, hayat adil değil, hatta adi. Fakat, hayatın esprisi o sokaktaki fotoğrafların arasında gizlenmiş keşfedilmeyi bekleyen ufak karelerde saklı. Görmezden gelinen, kolay kolay keşfedilmeyen o fotoğraflardan birinin önündeyim. Hemen yanında acı veren fotoğraftan pek de farkı yok aslında. Fakat, adil olmayan hayatın içerisinde güzelliklerin de olduğunun kanıtı. Daha küçük, sayıca daha az olan bu kareler, tanık olduğumuz onca kötülüklere, acılara rağmen fırtına sonrası dağılacak olan kara bulutların arkasında saklanan güneş misali... Bize umudu, güzellikleri, hayal etmeyi hatırlatır bu kareler.

Her seferinde o sokağın çıkmaz sokak olduğunu farkedip hayal kırıklığına uğradığımda o küçük karelerden birine rastlarım, tıpkı bugün rastladığım gibi. O karede dileğini kanatları altına alıp güneşe doğru uçanı görüyorum ve hemen altında yazılı olan şu alıntıyı okuyorum:

"Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlayamadın demektir."  ve kader kelimesini hayat ile değiştiriyorum.

1 yorum:

  1. o nasıl güzel, nasıl anlamlı bir görseldir öyle.

    YanıtlaSil