9 Haziran 2012 Cumartesi

İlham perisi her an her yerde...

Haziran ayına girmişken  ODTÜ'de halen bahar havası hakim. İçime kadar işleyen güneşli ve ılık bir hava var. Çarşı tarafı tıklım tıklım. Güzel havayı fırsat bilenler akın etmiş çarşıya. Çimler dün yağan yağmurun izlerini taşıdığından insanlar banklara hücum etmiş.

Ortada bir yerde boş bir bank var. Oraya doğru yürüyorum. İnsanların kahkaha sesleri, bir iki kedinin kendilerini sevdirme çabaları, dört-beş tane kumrunun yiyecek bir şeyler aramak için bir o yana, bir bu yana salınmaları...

Banka oturuyorum. Bulutlar toplanmaya başlıyor hafiften. Karşımdaki bankta yüzünü okuduğu gazetenin gizlediği bir kız tek başına oturuyor. Hemen yanımda kumrular göze hoş gelen bir şekilde dolanmaya devam ediyorlar.

Güneş bulutların arkasında kayboluyor. Hafiften bir rüzgar esmeye başlıyor. Esen rüzgardan dolayı yüzünü örten gazete bir anlığına yüzünü ortaya çıkartıyor kızın. Rüzgar kumruları da kaçırıyor. Tek bir kumru bir başına dolanıyor ortalıkta.

Hava tümüyle yağmur bulutlarıyla kaplı. İnsanlar yavaştan boşaltıyor bankları. Kumru hala bir başına geziniyor ortalıkta. Karşı bankta oturan kız gazetesini toplamakla meşgul. Arada bir karşısındaki bankta oturup, bir sayfaya bir şeyler karalamakla meşgul olan birisine bakıyor.

Yağmur çiselemeye başlıyor. Bir başına dolanan kumru kanat çırpıp uzaklaşıyor diğer kumruların yanına doğru. Karşı bankta oturan kız toplanmış, oturduğu bankı terketmeye hazırlanırken son kez göz atıyor karşı banka. Orada oturan kişi halen bir şeyler karalamakla meşgul kağıda. Etraftaki tüm banklar boş artık. Ortada bir yerde bir bankta bir başına oturan çocuğa bakıyor kız ve gülümsüyor. Çocuk gülümsemesine karşılık verdikten sonra kağıdına geri dönüyor.

Yağmur hızlanmaya başlıyor. Ortadaki bankta oturan çocuk kağıdını yağmurdan korumaya çalışıyor.

Bazen yazabilmek için ilham perisine ihtiyaç duyarız. Bu yazıdaki ilham perisi karşı bankta gazete okuyan kız mıydı, hayır galiba.  Kapşonumu takıyorum, ilham perimle beraber banklardan uzaklaşıyorum.

Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor. Periler yağmurdan hoşlanmazmış bir de periler ölürken özür dilermiş. Benim ilham perim, karşı bankta gazete okuyan kızdan özür dileyip beni yalnız bırakıyor. Benim perim ölmedi tabii ki, aksine hayatıma gözlerini yeni açtı. Benim perimin şöyle bir özelliği var, ona bakınca mutlu hülyalara kaptırmışken buluyorsunuz kendinizi.

Unutmadan perilerin bile esmer olanı CANdır.

2 yorum:

  1. Bu yazıyı sana yazdırdıkları için ilham perilerini kutluyorum o zaman.:)
    Çok keyifli olmuş.:)

    YanıtlaSil
  2. :) beğendiğine sevindim, teşekkür ederim ben de perilerim adına :)

    YanıtlaSil