9 Temmuz 2012 Pazartesi

Benim adım duygu...

Benim adım duygu, hiçbir şeyim ve her şeyim. Ne öncem var ne de sonram. Her gün milyonlarca kez ölüp tekrar doğarım. Her an ben varım, en gizli düşüncelerde, unutulmak istenilen anılarda, hayali kurulan güzel gelecekte, dünde, şimdide, gelecekte...

İnkar edilen, bastırılan, unutulanım ben. Yalnız kaldığınızda, kurduğunuz savunma mekanizmaları bir bir çöktüğünde ortaya çıkarım. Sevenim de çok, sövenim de. Bir garip paradoksum ben. Söylenen en büyük yalanım, var olan en büyük gerçeğim. İnsanı insan yapan en yüce kavramım kimilerine göre. Palavra. Benim güzel taraflarımı onları insan yaptığım insanlar, kibir, nefret, canilik, sinir, adaletsizlik, hırs, yalan ile öldürdüler en sevdiğim olan aşkı, sadakati, bağlılığı, umudu, güzelliği... 

Var olmayı ben seçmedim. Hayata gözlerini açan milyarlarca insanın tercihleriyle şekillendim ben. Çoğu zaman ağladım, sonsuz bir varlığın en büyük ceza olduğunu haykırdım. Kalbe hükmettim, en derinine en güzel çocuğumu yerleştirdim. Benim diğer çocuklarım da erişti kalbin o en derin noktasına. Herkesin yaşaması gereken güzellikler gözümün önünde yok oldu çoğu zaman. 

Benim yıpratılan güzel taraflarım masallara, hikayelere konu edildi. Erişilmezmiş gibi gösterildi. Umut zor oldu, aşk zor oldu, güven zor oldu. Yıldızlara sürgün edildim kimi zaman. Aya hapsedildim sabırla dolandım durdum dünyanın etrafında. Güneşe hapsedildim, gezegenler dolanıp durdu etrafımda. 

Benim adım duygu, acı çekiyorum hiçbirinizin çekmediği kadar. Hiçbir şeyim ve her şeyim. Dününüzde, bugününüzde ve yarınınızda istemeseniz de varım. 

Hapsetmeyin güzel taraflarımı o hapishanelerinizde...