18 Ekim 2012 Perşembe

Umut hiç biter mi?

Gökyüzünde yıldızlar çok uzaklara göçen kuşlar misali. En parlak yıldız, çocukluk yıllarımda en sevdiğim kuş olan kırlangıç oluveriyor. Gülümseyen bir çift kara göz gözlerimin içine bakıyor. Sessizim, o yıldız kanat çırparak hızla bana yaklaşıyor. O yaklaştıkça dolunay güneş misali ısıtıyor bedenimi. Bakamıyorum, gözlerim kamaşıyor. Samanyolu, gökküşağı misali rengarenk uzanıyor gökyüzünde. Gözlerimi yaklaşan kırlangıçtan ayırmadan şahit oluyorum gecenin gündüze dönüşmesine. Karanlık yok artık benim için. Aydınlık her taraf, kırlangıç yaklaştıkça sağında solunda geçmişime dair güzel fotoğraf kareleri beliriyor. Gece birden benim hayatım oluveriyor. Uzun zamandır hatırlamadığım anılarım canlanıyor birer birer. 

Gülümseyen fotoğraflar vardır, bakınca mutlu olursunuz. O tarz karelere bakıyorum birer birer. Kırlangıcın gülümseyen gözleri rehberlik ediyor bana. İlk fotoğraf karesinde çok küçüğüm, Mezopotamya'da Dicle'nin kenarından geçiyorum. Başımı aracın camına yaslamış yılan gibi kıvrılan kadim nehri, bizim topraklarımızın can damarını hayranlıkla izliyorum. Geçmişten bugüne bu topraklarda yaşayıp da Dicle'ye hayran olmayan var mıdır acaba diye düşünüyorum. Düşüncelere dalmışken kırlangıcın gözlerine takılıyor bakışlarım, iyice yaklaşıyor kırlangıç bana doğru.

Bazı şarkılar vardır, hayatınızda çok özel yerleri vardır. Yıllar sonra işitince hemen tanırsınız o şarkıları. Baktığım ikinci fotoğraf karesinden bana doğru yayılıyor yıllar önce işittiğim o şarkının notaları. Tarif edilmez duygular hükmediyor benliğime. O şarkının sesi yükseldikçe yaklaşıyor kırlangıç bana. Şimdi avucumu açmış onun konmasını bekliyorum. Kırlangıç avucuma konuyor, şarkıyı ilk kez duyuyorum sanki. Şimdi gökyüzünün en parlak yıldızı avucumun içinde rengarenk samanyolunu, gökyüzünde dizili anılarımı seyrediyoruz. 

Umut hiç biter mi diye soruyorum kırlangıca, umuda ihtiyacım var çünkü belki de eskisinden daha çok. Karanlık aydınlanmışken umudu en net fotoğraf karesi olarak görmek istiyorum hiç istemediğim kadar. Uzaklara, çok uzaklara bakıyor kırlangıç. Baktığı yere çeviriyorum kafamı ve görüyorum umudun hızla bana yaklaştığını. Çok uzak olsam da, orada çok uzaklarda bir yerlerde hayal ettiğim gelecek duruyor, en güzel fotoğraf karesinde bana eşlik edeni görüyorum, gözleri kırlangıcın gözleri gibi zeytin karası, gülüşü dünyalara bedel. Kırlangıç ilk kez konuşuyor bana dönüp:

"Umut hiç biter mi?"