15 Kasım 2012 Perşembe

Yasamak için Ölmek Ne Zor Sey Be Annem!

Ölüm senfonisi muktedirin nefret dolu söylemlerinden yayılan notalarla bir kurşun gibi kulaklarımıza çalınıyor. Bir tarafta yaşam için ölümü tercih edenler başkaldırı ve direniş senfonilerinin tohumlarını kulaklarımızda ağırlığı her saniye artan ölüm senfonisine rağmen yüreğimizin umuda hasret en kuytu köşelerine ekiyor. Diğer tarafta ölüm senfonisi ölümler başlasa da sevinsek diyenlerin ağızlarında çalınan berbat bir ıslık haline dönüşüyor.

Bugün 65. gün. Kritik eşiğin çoktan geçildiği, cezaevlerinden her an ölüm haberinin gelebileceği anlardayız. Devlet sözüm ona tıbbi müdahaleye hazırlanıyor. 2000 yılında "Hayata Dönüş" adı altında ölüm orucunda olan insanları katlettiler. Bu kez de tıbbi müdahele ile yeni bir katliam kapıda. Hükümet elinde tuttuğu bombanın pimini çoktan çekmiş durumda. Yaşamak için bedenlerini ölüme yatıranları desteklemek için adım atmaya çalışanların yolunu yine en sert şekilde devlet tıkıyor. 7'den 77'ye insanlar gözaltına alınıyor, en sert şekilde müdahelelere maruz kalıyorlar. Her sayfası kanla kaplanmış karanlık bir kitap aynı dille yazılmaya devam ediliyor.

Ölüm senfonisinin berbat bir ıslık olarak ağızlarına yapıştığı insanların açlık grevine bakışı ne yazık ki en vahim olanı. Yandaş medyanın karalama kampanyalarıyla nefret söylemlerini arttıranlar: "60 günü geçmedi, bu nasıl açlık grevi, neden kimse ölmedi halen?" diyerek ağızlarından salyalar akıtarak ölümlere sevinmeyi bekliyorlar. Bu güruhtan daha acizi ise AMAcılar olarak bilinen vicdan masturbasyoncuları. Görünürde haksızlığa tahammülü olmayan, aşırı derecede duygusal olan bu kitle mevzu Kürt halkına gelince meşhur AMAlı cümlelerini ardı ardına sıralıyor. Doğuştan gelen insani hakları için bedenlerini ölüme yatıran insanları "ne bulsak da karalasak yeaa!" diye eleştirip küçük insancıkları oynuyorlar.

Ölüm senfonisi hızlandıkça hızlanıyor. Her şeye rağmen direnip umut taşıyan başkaldırı ve direniş senfonisi ölüm senfonisini bastırmaya çalışıyor. "Bir umut" dedirtiyor bizlere. Ağır bedeller ödenmeden, pimi çekilmiş bomba patlamadan yepyeni bir senfoniyi fısıldıyor kulaklarımıza. Fısıltı dalga dalga yayılıyor:

Ölümü değil çözümü haykırın tüm dünyaya!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder