9 Ocak 2013 Çarşamba

Güzel Gözlerinin Meyhanesinde

Gözlerini kapat mesela etrafındaki görüntüler üstüne üstüne gelmeye başladığında. Tıka kulaklarını dış dünyanın rahatsız edici seslerine. Burnun duymasın rahatsız edici kokuları. Sayısız iç dünyalarına bir yenisini ekle. Zor değildir gözlerini kapattığında gelmiş geçmiş en büyük ressam olmak. Kapalı gözlerin, yaratıcılığın ve hayallerinle birleştiğinde hızlı bir şekilde hayranı olacağın resmi yaratmak senin elinde.

Bak yine dinliyorum Fikret Kızılok'tan "Serserinim" şarkısını. Her "Güzel gözlerinin meyhanesinde" dediğinde sabırsızlanıyorum yeni resmimi yapmak için. Bu sefer farklı bir resim yapacağım, gözlerimi kapatıp senin gözbebeklerinle yaratacağım o dünyayı. Kapattım şimdi gözlerimi, senin gözlerinden bakıyoruz yaratılmayı bekleyen, şimdilik bomboş olan dünyamıza. Eşi benzeri bulunmayan saçlarını hissediyorum yüzümde. Önce saçların dalgalanmaya başlıyor, saçların dalgalandıkça, saçlarının kızıl rengi ile bir gökyüzü beliriyor. Ve kokun, evvelden ebediyete tasvir edilen en güzel kokulardan da güzel. Kokun yayılıyor dünyamıza. Kızıl gökyüzünün rengiyle kızıllaşan bir denizden esiyor kokun.

Bizim kumsalımızda en güzel ezgiler çalınır kulaklarımıza. O ezgiler bir dansa dönüşür zamanla. Şimdi kızıl saçlarını yüzümde hissederken dans ediyorum seninle. Yorulmak nedir bilmeden, zaman kavramından soyutlanarak gülümseyen gözlerinle yapmaya devam ediyorum resmimizi. 

Resmin gerisini sen hayal ediyorsundur şimdi, kim bilir. Kızıl rengin hakim olduğu kumsalda yaratılmayı bekleyen koca bir dünya var. Kapat şimdi gözlerini ve hisset denizin kokusunu, eşlik et dansımıza. Dalgalandıkça saçların ve güldükçe gözlerin eşi benzeri olmayan bir dünya oluşsun usulca. Sen yarattıkça ben kaybolayım güzel gözlerinin meyhanesinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder