13 Temmuz 2013 Cumartesi

Şiir Kenti

Bir varmış, hep varmış
İkimizin hayal dünyasının kesiştiği yerde,
Küçük ve şirin bir kent varmış.
Kentin girişinde, sokaklarında
Evlerinde, sokak lambalarında,
Sahilinde, ormanında,
Dört bir yanında yani,
Benim yüreğimden senin yüreğine yayılan şiirler saklıymış.


Sokakları düşün mesela,
Her renkten, her yaştan çocuklar
Oyunlarında seslendirirlermiş şiirlerimizi.
Saklambaçta ebe olan çocuk gözlerini kapatıp,
Saymaya başladığında sonsuzdan geri,
Biz seninle birer çocuk olup saklanırmışız,
Kentin en kuytu ve güzel yerlerinde.
Gülümseyip, birbirimize sarılıp, beklermişiz ebenin bizi sobelemesini,
Bizim yüreklerimizin çoktan birbirini sobelediklerini bilerek.

Uçsuz, bucaksız sahili düşün mesela.
Seninle hayalini kurduğumuz o eşsiz sahil kadar güzel olan.
Biz seninle birer balık olup,
Elele tutuşup gezermişiz okyanusları.
Okyanuslar da özlüyordur ikimizi.
Karşılarmış okyanusun birbirinden güzel canlıları,
Bizim için yazılmış,
Okyanusun kalbinden bizim kalplerimize yayılan,
Şarkılar söyleyerek.

Kentin tenha bölgelerindeki,
Rengarenk çiçeklerle kaplı tarlaları düşün mesela.
Bıkmadan, yorulmadan,
Dans ediyordur beyaz elbiseli sevgililer,
Dillerinde şarkıları, yüreklerinde özlemleri...
Biz seninle eşlik edermişiz dans eden çiftlere,
Rengarenk gülümseyerek.

Kente hayat veren nehri düşün mesela,
Dicle kadar bilge ve kadim,
Fırat kadar ihtişamlı.
Sevdamızın bekçisiymiş o nehir.
Nice anımız resmedilmiştir sularına.
Taşıyordur şiir kentinin dört bir yanına anılarımızı,
Kentin topraklarını sevgimizle besleyerek.

Şiir kentini düşün şimdi,
Sadece gözlerini kapatman yeterli.
Mesafe yok bu kentte,
Ne yürekte, ne de coğrafyada.
Burada bir göz kırpma mesafesindeyiz seninle.
Bütün sevenlerin bir şiir kenti olmalı,
Kavuşup, doyasıya sarılabilecekleri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder