13 Temmuz 2014 Pazar

Siyah Beyaz bir köy hikayesi

Çocukluğum, birçok anım, hayallerim dediğimde aklıma bizim köy gelir. Bizim köy Kuzey Kürdistan topraklarında (Bakur) yer alan ve Kürtçe adı Ermune olan Hasankeyf'ten Midyat'a giderken Gercüş'e varmadan küçük tepelerin üstünde yer alan, adından da anlaşılacağı üzere Ermeni köyü. Köyün esas sakinleri katledildi, sürüldü. Topraklarından, evlerinden edildi. Ermeni Soykırımı'nı daha küçük yaşlarda köyün yaşlılarından dinlemiştim. Bazen gözleri yaşarırdı soykırımı anlatan yaşlılarımızın, bizim büyüklerimiz de bu vahşete, katliama ortak oldular derlerdi.


Köyün girişinde kilise kalıntıları bulunmaktadır. Köydeki bazı evleri gösterirdi ninem bazen bana, şu şu şu evler Ermenilerin idi. Annem anlatmıştı bir ara köye gelen orta yaşlarda bir kadının o evlerden birini gösterip ağlamasını. Çocukluğum burada geçti demiş kadın, yataklarımızı evin içerisindeki "malvink" (yatak dolabı)lerde saklardık demiş. Benim anılarımın yanısıra, yerinden, evinden uzaklaştırılıp, yakınları katledilen çocuklar da var aynı topraklarda büyüyen. 

Hep düşündüm, benim oynadığım oyunları oynayıp da artık nerede olduğu belli olmayan çocukları. Hep düşündüm, benim üzüm yediğim asma bitkisinden üzüm yiyen ve gözlerinin önünde aileleri katledilen çocukları. Hep düşündüm, benim gibi geceleri damda yıldızları seyredip de hayatındaki yıldızları çekip alınan çocukları. Bir gün elbet o çocukların çocukları ya da torunları bu topraklara geri dönecekler, işte o gün bizlerin çocukları aynı oyunlarda arkadaş olacaklar. Ermeni ve Kürt çocukları bir arada yaşayacaklar. 


Siyah beyaz bir köy hikayesinin devamını yazmak dileğiyle. 


NOT: Küçüklüğümden beri en büyük hayalim günün birinde fotoğraf makinasıyla köyümün bir hikayesini yaratmaktı. Bir yerden başladım ben de. Bu yazıda fotoğrafların bir kısmını paylaştım. Gerisini toplu bir şekilde paylaşabilirsem ne mutlu bana. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder